KARAR

Davacılar, murisleri olan . ..' in akciğerhastası olduğunu ve davalı hastanede tedavi gördüğünü, hastalığın son aşamasında durumunun ağırlaşması üzerine rahat edebilmesi için davalı hastaneye yatırıldığını, ancak hastanın ölümüne kadar giden süreçte hastanede ekipman, uzman doktor ve yeterli personel bulunmaması nedeniyle hastanın süreci ağrılı ve acılar çekerek geçirdiğini, yapılması grekli müdahalelerin geç yada hiç yapılmadığını, bu nedenle hem hasta hemde davacı hasta yakınlarının psikolojik çöküntü içerisine girdiğini, yeterli ve gerekli tıbbi destek sağlanmadığından davalı hastanenin kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hastaya gerekli her türlü müdahalenin yapıldığını, hastanın zaten ileri derece akciğer kanseri olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, murisleri . ...' in akciğer kanseri olduğunu ve hastalığın ileri aşamada olduğunu, hastanın son günlerini ağrısız ve rahat geçirebilmesi için davalı hastaneye yatırıldığını ancak hastane ile içine düşülen uyuşmazlık nedeniyle gerekli ekipman, sağlık personeli ve uzman doktor bulundurulmaması neticesinde hastanın son günlerini acı çekerek geçirdiğini ileri sürerek maddi ve manevi zararlarının tazmini istemi ile eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece, olayın meydana geldiği tarihte davalı hastanede gerçekten bir sağlık personeli, ekipman yetersizliği yada bahsedildiği gibi uzman doktor bulunmadığı ve gerektiği halde hastaya müdahalede bulunulmadığı gibi iddialar üzerinde durulmadan ve bu hususta uzman bilirkişilerden rapor alınmadan, murisin tedavi gördüğü hastalığın acı çektiren süreçleri olan bir hastalık olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacıların tazminat talep etmelerinin dayanağı hastanın ölmüş olması değil ölümünden önce davalı hastane tarafından gerekenlerin yapılmamış olduğuna ilişkin iddialarıdır. Bu durumda mahkemenin görevi, davalı tarafından hastanın ölümünden önceki günlerde hastaya yeterli özenin gösterilip gösterilmediği, gerekli müdahalelerin yapılıp yapılmadığı konusunda üniversitelerin ana bilim dallarından konularında uzman doktorlardan oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek, davalının açıklanan hukuki konum ve sorumlulukları, dosyada mevcut delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalının sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığını gösteren, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, 08.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.